İrtibatı Koparmayalım!
dikilip kalmak deyimi
(1) bir yerde ayakta uzun süre beklemek. (2) ne yapacağını bilemez bir biçimde, hareketsiz kalmak, örnek: Bunu duyunca dikilip kaldı.
- bozum olmak
- gönlü razı olmamak
- eski hamam eski tas
- bozum havası
- bok tulumu
- lafı çevirmek
- döner taşı, öter kuşu olmamak
- göz alıcı
- eli kurusun
- boynuz kulağı geçmek
- fıstıki makam
- başını boş bırakmak
- elden çıkarılmak
- cebine atmak
- tavına getirmek
- ön ayak olmak
- bir gömlek fazla eskitmiş olmak
- ateş püskürmek
- yerinden oynatmak
- çul tutmaz
- dümeni eğri
- başı dumanlı
- boku çıkmak
- ha babam
- adımını atmak
- ayda kazandığını günde yemek
- ne günlere kaldık
- tası tarağı toplamak
- dişi dişini yemek
- sudan çıkmış balığa dönmek
- karman çorman
- beşik kertmek
- ama ne
Son Sorgulanan Deyimler
Deyim
Anlamı
(1) bir yerde ayakta uzun süre beklemek. (2) ne yapacağını bilemez bir biçimde, hareketsiz kalmak, örnek: Bunu duyunca dikilip kaldı.
bir işi gereği gibi değil de yapıldı dedirtmek için yapmak, özü değil dış görünüşü yerine getirmek.
(1) parçalanmış, hırpalanmış, kötü durumda olmak, sağlam bir yanı bulunmamak. (2) değersizleşmek, işe yaramazlaşmak, güvenilmezleşmek.
Bir olay karşısında hiç tepki göstermemek, işe karışmamak.?Öğrencilerin birbirine girmesine polis seyirci kalamazdı.?
(1) verdiği şeyi geri istemek. (2) geriye, arkaya doğru götürmek ya da gitmesini sağlamak, örnek: Arabayı geri almak için vites değiştirdi. (3) düşman eline geçmiş yeri düşmandan kurtarmak. (4) (söz için) söylediğinin yerinde ya da doğru olmadığını, söylenmemiş sayılmasını bildirmek, örnek: Sözünü geri almak ona düşer.
argo (1) gevezeliği kesmek. örnek: Ağzının kaytanını çek de konuşalım adamım. (2) kötü konuşmayı bırakmak. örnek: Sabahtan beri ağzının kaytanını çekmedi. (3) kötümser sözler etmeyi kesmek. örnek: Ağzının kaytanını çek de iyisini düşünelim.
inandırmak, bir şeyi yaptırmak ya da yaranmak için karşısındakinin hoşlanacağı şeyler söyleyip durmak, örnek: Annesi dil dökmüştü ama oğlu yola gelmemişti.
konuyu yakaladı, üzerinde durdukça durdu, uzattıkça uzattı. örnek: Keşke söylemeseydik, aldı ele düştü yola, can sıkıcı bir durum.
(1) (insan için) gösterişli, iriyarı. (2) (düşünme, konuşma için) bütün ayrıntılarına inerek, her yönüyle, bütün olasılıklar göz önünde bulundurularak, eksiksizce, örnek: Bunu enine boyuna düşünmek gerekirdi.
Yayın Ağımız
Bu listede yer alan sitelerimiz günlük hayatınızda gerek eğitim, gerek iş, gerek eğlence ve gerekse alışveriş konusunda yardımcı olmak için uzman ekipler tarafından hazırlanmaktadır.Eğitim Sitelerimiz
Eğlence Sitelerimiz
Rehber Sitelerimiz
Diğer Sitelerimiz
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2025
Sitemizin SEO çalışması Seo Uzmanı Zeze tarafından yapılmıştır.anlaminedir.com bir nerededir.com sitesidir.